“Hazımsızlık” sanılıyor, safra kesesi iltihabı çıkıyor

Saatlerce süren, sırta veya sağ omuza yayılan şiddetli karın ağrısı basit bir hazımsızlık olmayabilir. Uzmanlar, özellikle ateş, bulantı ve kusmanın eşlik ettiği ağrıların akut kolesistit belirtisi olabileceği uyarısında bulunuyor. Tedavide ilk 72 saatin kritik olduğuna dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, gecikmiş vakalarda safra kesesinde delinme, karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi hayati risklerin ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

Daha iyi mobil deneyim için tıklayınız

Saatlerce süren, sırta veya sağ omuza yayılan şiddetli karın ağrısı basit bir hazımsızlık olmayabilir. Uzmanlar, özellikle ateş, bulantı ve kusmanın eşlik ettiği ağrıların akut kolesistit belirtisi olabileceği uyarısında bulunuyor. Tedavide ilk 72 saatin kritik olduğuna dikkat çeken Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, gecikmiş vakalarda safra kesesinde delinme, karın zarı enfeksiyonu ve sepsis gibi hayati risklerin ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

İSTANBUL (İGFA) - Karnın sağ üst bölümünde başlayan ve sırta, sağ omuza ya da sağ kürek kemiğinin altına yayılan şiddetli ağrı, zaman zaman hazımsızlık veya gaz sancısıyla karıştırılabiliyor. Ancak saatlerce devam eden bu ağrı, safra kesesi iltihabının (akut kolesistit) habercisi olabiliyor.

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Çalıkoğlu, özellikle ağrıya ateş, bulantı ve kusmanın eşlik ettiği durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirtiyor. Erken tanı ve uygun cerrahi tedaviyle hastaların çoğunun kısa sürede sağlığına kavuşabildiğini ifade eden Çalıkoğlu, gecikmiş vakalarda ise ciddi komplikasyonların gelişebileceği uyarısında bulunuyor.

VAKALARIN YÜZDE 90-95'İNDE NEDEN SAFRA TAŞI

Safra kesesi, karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayarak özellikle yağlı yiyeceklerin sindirimine yardımcı oluyor. Safranın içeriğindeki dengenin bozulmasıyla önce safra çamuru, ardından safra taşları oluşabiliyor. Taşlardan birinin safra kesesinin çıkış kanalını tıkaması ise içeride safra birikmesine ve safra kesesi duvarında iltihaplanmaya yol açabiliyor.

Akut kolesistit vakalarının yaklaşık yüzde 90-95'inden safra taşlarının sorumlu olduğunu belirten Çalıkoğlu, safra taşlarının toplumda oldukça yaygın görüldüğünü ifade ediyor.

Erişkinlerin yaklaşık yüzde 10-20'sinde safra taşı bulunduğu tahmin edilirken, bu kişilerin önemli bir bölümünde herhangi bir belirti görülmüyor. Ancak bazı hastalarda safra kesesi iltihabı, safra yolu tıkanıklığı veya pankreatit gibi ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor.

Taşsız safra kesesi iltihabının da görülebildiğini belirten Çalıkoğlu, bu durumun özellikle yoğun bakım hastalarında ortaya çıkabildiğini, bazı enfeksiyonların ve nadiren başka hastalıkların da tabloya neden olabildiğini aktarıyor.

KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Safra kesesi iltihabının kadınlarda erkeklere kıyasla yaklaşık 2-3 kat daha fazla görüldüğü belirtiliyor. Östrojen hormonunun safra içerisindeki kolesterol miktarını artırması ve gebelik döneminde safra kesesi hareketlerinin yavaşlaması bu farkın nedenleri arasında gösteriliyor.

İleri yaş, aile öyküsü, obezite, diyabet, yüksek kolesterol, uzun süreli açlık, hızlı kilo kaybı ve bazı kan hastalıkları da safra taşı ve buna bağlı komplikasyonların riskini artırabiliyor.

Akut kolesistitin en önemli belirtilerinden biri, özellikle yağlı yemeklerin ardından başlayan ve karnın sağ üst bölümünde hissedilen şiddetli ağrı. Ağrı giderek şiddetlenebiliyor ve sağ omuz, sağ kürek kemiğinin altı veya sırta yayılabiliyor. Bulantı, kusma, iştahsızlık ve ateş de tabloya eşlik edebiliyor. Hastalık ilerlediğinde titreme, yüksek ateş ve genel durum bozukluğu görülebiliyor.

Dr. Çalıkoğlu, saatlerce devam eden şiddetli karın ağrısının basit bir gaz sancısı veya hazımsızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, özellikle ateş ve kusmanın eşlik ettiği durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.

TANIDA İLK TERCİH ULTRASON

Akut kolesistit şüphesinde öncelikle hastanın şikâyetleri ve fizik muayenesi değerlendiriliyor. Kan testleriyle enfeksiyon bulguları araştırılırken, görüntülemede ise genellikle karın ultrasonografisi ilk tercih oluyor.

Ultrason sayesinde safra taşları, safra kesesi duvarındaki kalınlaşma, çevresindeki sıvı birikimi ve iltihabı düşündüren diğer bulgular büyük ölçüde tespit edilebiliyor. Gerekli durumlarda bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme gibi ileri tetkiklerden de yararlanılabiliyor.

Tedavide ilk aşamada damar yoluyla sıvı desteği, ağrı kontrolü ve gerekli durumlarda antibiyotik uygulanıyor. Ancak bu tedavilerin çoğu zaman sorunun kaynağını ortadan kaldırmadığına dikkat çeken Çalıkoğlu, uygun hastalarda kalıcı tedavinin safra kesesinin cerrahi olarak çıkarılması olduğunu belirtiyor. Çalıkoğlu, safra kesesinde taşların bulunmaya devam etmesi halinde tekrarlayan iltihap atakları riskinin sürdüğünü ifade ediyor.

İLK 72 SAAT KRİTİK

Akut safra kesesi iltihabında zamanında müdahalenin önemine dikkat çeken Dr. Çalıkoğlu, uluslararası cerrahi kılavuzların, ameliyata engel ciddi bir sağlık sorunu bulunmayan hastalarda erken laparoskopik safra kesesi ameliyatını önerdiğini aktarıyor. Özellikle belirtilerin başlamasından sonraki ilk 72 saat içinde gerçekleştirilen ameliyatın, cerrahi işlemin daha güvenli yapılmasına, hastanede kalış süresinin kısalmasına ve komplikasyon riskinin azalmasına katkı sağladığını belirten Çalıkoğlu, gecikmenin ise iltihabın ilerlemesine, safra kesesinde kangren veya delinmeye ve daha zorlu cerrahi süreçlere yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Safra kesesi ameliyatlarının büyük bölümünün laparoskopik, yani kapalı yöntemle gerçekleştirildiğini belirten Çalıkoğlu, bu yöntemde karın duvarına birkaç küçük kesi açıldığını ifade ediyor.

Kapalı ameliyatın daha az ağrı, daha düşük enfeksiyon riski, günlük yaşama daha kısa sürede dönüş ve daha iyi kozmetik sonuç gibi avantajlar sunduğu belirtiliyor.

Uzmanlar, özellikle saatlerce süren ve sağ üst karın bölgesinde hissedilen şiddetli ağrıya ateş, bulantı veya kusmanın eşlik etmesi halinde belirtilerin ihmal edilmemesi ve en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor.



Diğer Haberler