AK Parti Sözcüsü ve seçim kampanyasını yürüten ekibin başındaki isim Beşir Atalay, çarpıcı açıklamalarda bulundu ve "Gökçek yanlış yaptı, yakışmadı." dedi.
AK Parti Sözcüsü ve seçim kampanyasını yürüten ekibin başındaki isim Beşir Atalay, çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Beşir Atalay Arınç-Gökçek tartışmasıyla ilgili "Çok yanlış buluyorum. Bir belediye başkanı olarak, Başbakan Yardımcımıza böyle şeyler söylemesi yanlıştı." ifadelerini kullandı.
Atalay, "Abdullah Gül aday olmak istemedi. Bunu burada ilk kez açıklayayım, Abdullah Bey'e adaylık teklifini ben götürdüm. Başbakan'ımız Davutoğlu bana "Abdullah Bey'le görüş, tekrar aday olmak isterse başımızın üstünde yeri var" dedi. Ayrıca listeler hazırlanırken katkısı olup olmayacağını da sormamı istedi. Bu mesajları kendisine götürdüm. Abdullah Bey her iki teklif için de teşekkür etti ama reddetti ve dışarıda kalmak istedi." şeklinde konuştu.
İşte Beşir Atalay'ın gündeme dair yaptığı önemli açıklamalardan satırbaşları:
"ONLAR BAŞARIYA İMZA ATMIŞ İNSANLAR"
Üç dönemlikler dediklerimiz, 13 yılın başarı öyküsüne imza atmış arkadaşlarımız. Kamuoyunun da yakından tanıdığı bu flaş isimlerin listede olmayışı eksiklik hissettiriyor ama AK Parti'ninki uzun bir öykü. Yeni liste de 13 yıllık birikimin özeti. 6 bin 223 aday adayımız vardı, hepsiyle tek tek mülakat yaptık. Seçmekte zorlandık.
"ŞUNA YAKIN, BUNA YAKIN DİYE BAKMADIK"
Bu süreçte Cumhurbaşkanı'mızın direkt etkisi olması mümkün değil, kendisi tarafsız bir konumda. Ama tabii ki Başbakan'ımızla sürekli iletişim halindeler. Aralarında istişare etmiş olabilirler.
Tayyip Bey kurucu liderimiz ve sembolümüzdür. Ama bu tür işlerde esas olan partinin geleceğidir. Herkes partinin iyiliği için çalışır. Bu sefer de üzerinde iyi çalışılmış, dengeli bir liste ortaya çıktı. İsimler "şuna yakın, buna yakın" diye belirlenmedi. Örneğin Mücahit Arslan, Tayyip Bey'e yakın çalıştı ama partimizin de kurucularındandır. Benzer şekilde Aydın Ünal, Tayyip Bey Başbakan iken konuşma metinlerine yardım ediyordu ama iyi yetişmiş bir arkadaşımızdır.
"BERAT ALBAYRAK DA MÜLAKATA GİRDİ"
Hayır, bu durum akraba kuralına takılmıyor, çünkü Tayyip Erdoğan şu anda partimizin üyesi değil.
Benim bilgim yok. Partimizin üst kurulu aday olmasını uygun görmüş.
Tabii ki. Eski bakanlarla bile mülakat yaptık.
Tabii, çok oluyor. Seçici kurul olarak aday listeleri açıklandıktan sonra "Biraz ortadan kaybolalım" deriz, telefonlara çok çıkmayız! (Gülüyor). Başbakan'ımız liste dışı kalan milletvekilleriyle 16 Nisan'da yemek yiyecek. Buna 'gönül alma' yemeği diyebiliriz. 17 Nisan'da da üç dönem kuralına takılanlarla bir yemek olacak.
"MELİH GÖKÇEK YANLIŞ YAPTI"
Tamamen akraba ilişkisinden, başka bir nedeni yok. "Parti içinde 3. dereceye kadar akrabalığı olanlar aday gösterilmeyecek" şeklinde karar aldık.
Hiç ilgisi yok.
Çok yanlış buluyorum. Bir belediye başkanı olarak, Başbakan Yardımcımıza böyle şeyler söylemesi yanlıştı.
ERDOĞAN'IN ÇÖZÜM SÜRECİ ÇIKIŞI
Bu konuda tartışmaya girmem. Partimizin belirlemiş olduğu bir stil vardır. Bakanlar Kurulu'nda ve Merkez Yürütme Kurulu'nda her şeyi konuşuruz. Orada en çok itiraz edenlerden biri de benim. Orada karşı koyarım, ama dışarıda az konuşurum. Böyle şeylerin basın önünde konuşulmasını doğru bulmuyorum.
Bu konuda bir iletişimsizlik olmuş olabilir. Şu an çözüm süreciyle ilgili görüşmelerin içinde değilim ama Cumhurbaşkanı'mızın görüş beyan etmesini normal görüyorum, çünkü bu bir devlet meselesi. Tayyip Bey emek verdiği bir konuda görüş beyan ediyorsa, bunu ani tepki olarak değerlendirmemek lazım.
"GÜL AYRI PARTİ KURMAZ"
Küskünlük yok, aday olmak istemedi. Bunu burada ilk kez açıklayayım, Abdullah Bey'e adaylık teklifini ben götürdüm. Başbakan'ımız Davutoğlu bana "Abdullah Bey'le görüş, tekrar aday olmak isterse başımızın üstünde yeri var" dedi. Ayrıca listeler hazırlanırken katkısı olup olmayacağını da sormamı istedi. Bu mesajları kendisine götürdüm. Abdullah Bey her iki teklif için de teşekkür etti ama reddetti ve dışarıda kalmak istedi.
Vefasızlık olarak nitelemeyelim ama Abdullah Gül'e karşı partimizin ve hükümetimizin gerekli hassasiyeti göstermesi gerekir.
Doğrusu, çok fazla bir şey söylemek istemiyorum. Ama Abdullah Bey bizim için önemli bir profil. Çok emeği var. Nadir yetişen insanlardan biri, kıymetini bilmek lazım. Şimdiki durumu, biraz da hayatın getirisi... Partimizin yeni genel başkanının kim olacağı konusunda tartışmalar yaşandı, o zaman görüşlerimizi söyledik. İstişareler sonunda bir karar verildi ve şimdi yeni bir süreçteyiz. Görevimiz bu süreci iyi yönetmek.
Türkiye siyasetine katkısı olması gerektiğini düşünüyorum. Zaten bir vakıf kurdular ve think-thank gibi çalışacaklar. Oraya kendisinin siyasi görüşleri yansır.
Asla öyle bir şey olmaz. Abdullah Bey'de tam bir dava ahlakı vardır. Partiyi zayıflatacak bir davranış içinde olmaz.
HAKAN FİDAN OLAYI: KEŞKE YAŞANMASAYDI
"Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı'nın tam onayı olmadan istifa etti. Tayyip Bey de bunu kabul etmedi. Keşke bunlar yaşanmasaydı. Hakan Fidan, bizim yetiştirdiğimiz iyi bir değerdir. Onu bürokrasiye ben kazandırdım.
BAŞKANLIK MODELİ: ÇİFT BAŞLILIK SİSTEMİ TIKAR
Dünyada başkanlık sistemini uygulayan çok iyi demokrasi örnekleri var. Esas olan demokrasinin tam gerçekleşmesi. Bunu kurabildikten sonra başkanlık sistemi tercih edilebilir. Türkiye'deki sorun hem Cumhurbaşkanı'nın hem de Başbakan'ın halk tarafından seçilmesi. Cumhurbaşkanı, seçildiğinde, "Aktif olacağım, odamda oturmayacağım" dedi. Nitekim yapıyor, ama bu uzun vadede sistemi tıkar. Gelecekte farklı görüşlere sahip bir Cumhurbaşkanı ve hükümet olduğunu düşünün, yürümez. Bunu çözmek zorundayız.
"GÜLER YÜZLÜ BİR KAMPANYA OLACAK"
AK Parti kampanyaları daima renkli ve büyüktür. Güler yüzlü ve pozitif bir kampanya olacak. Türkiye'yi hareketlendirecek yeni şarkılarımız ve sloganlarımız var. Tam bir demokrasi bayramı yaşanacak. Kampanyayı, başkanlığımda bir heyetle birlikte yürütüyoruz. Yine Erol Olçak'la birlikte çalışıyoruz. Birçok arkadaşımız da katkı sunuyor.
Eksiklerimizi içimizde konuşuruz. Partimle ilgili eleştiriler sıralamak istemem. Seçim üzeri bunu konuşmak doğru olmaz.
"SESSİZ DEVRİMİ 3 DÖNEMLİKLER GERÇEKLEŞTİRDİ"
Ben de 3 dönemliklerdenim ama seçim kampanyasında aktif görev yapıyorum. Bu arkadaşlarımız çok önemli. Sessiz devrimi onlar gerçekleştirdi. AK Parti'nin altın yıllarına imza attılar.
Hep Ankara'da yaşadım. Burayı çok seviyorum. Allah ömür verdikçe burada yaşayacağım ve partimin emrinde olacağım. (Kaynak: Habertürk)




