Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, basın toplantısında önemli açıklamalar yaptı...
Basın toplantısı hazırlanan bir video gösterimiyle başladı. Videonun ardından söz alan Yıldırım, şu açıklamaları yaptı:
"Tribün sorunu sadece Fenerbahçe'nin değil tüm kulüplerin sorunudur"
Türkiye'deki bu tip seyirci profili sadece Fenerbahçe'nin değil, Türkiye'nin sorunu. Ama bu mücadeleyi sadece biz yapıyoruz. Biz Fenerbahçe yönetimi ve camiası olarak bunu bitimeye kararlıyız. Türk takımları Avrupa'da bazı ülkelerde hazırlık maçı yapamıyor. 23. dakikada 'adam gibi oynayın' diyerek bağırıyorsa sen Fenerbahçeli olamazsın. Hiçbirinde Fenerbahçe forması yok! Tribünlerde büyük bir rant var. GFB dedikleri grup adına üretip sattıklarıyla yılda 4-5 trilyon kar ediyorlar.
"Bu gidişle Türkiye Avrupa'dan men edilir!"
Tribün olayları devam ettikleri sürece Türk takımları 1-2 yıl içinde Avrupa'dan men edilir. Bu bizim değil, ülkenin sorunu. Devlet olmadan biz bu işi çözemeyiz. Devlet bu konuya sahip çıkmalı yoksa Avrupa'da hiçbir Türk takımı maç yapamaz. Alanya maçında bu grup "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" diye bağırdı. O grubun başı hapiste olmasaydı hiçbiri öyle bağırmazdı.
Bana bir şahıs imza atarak 443 kombineyi alarak, sorumluluğu üstüne aldı. Sorumluluk nedir, oyuncuya, antrenöre laf söylenmeyecek. Başkan ve yönetime küfür harici eleştiri olabilir. Geçen sene 200'ken bu sene 443 kombine almışlar, GFB'ye de vermişler. Bazı çocuklar, insanlar mağdur olmuş olabilir. Ben o kişinin aldığı kombineleri iptal ettim. Bu kişilerle görüştüm, mağdurlarla. Neden Fenerbahçe'den direkt kombine almıyorsunuz da, neden böyle bir şahsın peşine takılıyorsunuz. Mağdurlara 20'sinden sonra kombineleri verilecek. Ancak, bazı kişileri tespit ettim. Onları hiçbir yere almayacağım. Önce Fenerbahçe forması giysinler. Onlar Fenerbahçeli değil. Bana muhalefet etmek istiyorlarsa gelsin kulübe üye olsunlar. Mayıs'ta kongre var, hodrimeydan!
Bakın, 16 yaşındaki bir çocuk, bu olaylarla ilgisi olmamasına rağmen rant kavgasının ortasında kaldı bıçaklandı. Yazık değil mi?
"Basının muhatabı Fenerbahçe'dir"
Televizyonda bir tanesi, bunlardan biri telefon ediyor, bağlanıyor, bilmem ne abicim... Ayıp ya, ayıp! Basının bunlarla ilişkisi olmamalı. Basının muhatabı Fenerbahçe'dir, böyle çapulcular değildir. Korkuyorsanız söyleyin. Çıkarıyorsunuz rating yapmıyorsunuz, kendinizi de bunlarla batırıyorsunuz. İnsanlarla doğruyu söyleyin.
"Esrar, alkol alınmasına karşıyım"
Bir maçta bir duman kokusu geliyor, rahatsız edici koku geliyor. Aşağıda sevinenler var, yukarıdan laf küfür geliyor. Duman çok yayılıyor, oradan ayırıyorlar. Esrar içiyorlar tribünde, esrar. Ben her türlü şikayeti yapıyorum. Tribünlerde esrar ve fazla alkol alınmasına karşıyım. Herkes içebilir ama kendine içecek. İçtiğiyle insanları rahatsız etmeyecek. Avrupa'da da tribünlerde insanlar içki içiyor ama taşkınlık yapmıyor. Çünkü taşkınlık yaparlarlarsa başlarına ne geleceğini biliyorlar.
Bu konuda bir toplantı daha yapacak olursam, destek olanların ismini tek tek vereceğim. Biz bunlarla mücadele ediyoruz 3 Temmuz'dan beri. 3 Temmuz'dan beri de devlet görevlileri dahil birçok kişi aleyhine şikayette bulunacağız.
Dün, Euroleague'de takımımız Münih'te kazanıyor. Bir kısmı buradan gidiyor, oradakileri de ateşliyorlar. Karıştırıyorlar. Dortmund maçında, Lokeren maçında bunları yapıyorlar. Avrupa'da yaşayan insanların yapacakları şeyler mi bunlar. Karşıya geçecek parası olmayanlar, o atkılarını takmışlar Avrupa'ya gidiyorlar. Fenerbahçe, bu sebeplerden 1 maç daha ceza alırsa Avrupa'ya gidemeyecek 1 yıl. Bunu söylüyorum.
Bu bilet operasyonunda bir yanlışlık varsa, biz düzeltiriz onu. Gerçek Fenerbahçeliler'in mağdur olması bizi üzer. Bizim davamız onlar değil. Bizim davamız görüntülerde anlattığımız olaylardır.
"Küfür istemiyorum!"
Benim olduğum zamanlarda tribünde küfür istemiyorum, rakip takıma istemiyorum, şahıslara istemiyoruz. Bu da yönetim olarak hakkımız. Buraya gelen takımını desteklesin, takımıyla birlikte mutlu olsun, mutsuz olsun. Protesto mu edilecek, edilir. 23. dakikada edilmez ama. Beyaz mendil sallarsın, bir şey söylersin, hepimiz saygı gösteririz.
İkinci konu, Yıldırım Demirören ile Kulüpler Birliği'nde beni kınamaları. 15 gün sonra taş düştü herhalde, beni kınıyorlar. Ben ne demişim? Oynatalım mı, oynatalım hakem hatalarını.
Aziz Yıldırım'ın bu sözlerinin ardından basın mensuplarına hakem hatalarıyla ilgili hazırlanan bir video izlettirildi.
Dedim ki, hatalar yapılıyor çok, bu kadar yapılmasın. Her maçtan önce Gençlerbirliği, Galatasaray, Beşiktaş maçların yöneticiler çıkıyor. Gözümüz hakemin üstünde, BBG gibi izleyeceğiz falan. Biz konuşmuyoruz ama Gençlerbirliği maçında hakemi gördüm, bizim takımın soyunma odasına giderken. Dedim ki 'Bizim oyuncunun dizine basılıyor, siz çalmıyorsunuz ve sonra rakip bundan cesaret alıyorlar. Böyle yaparsanız bir daha Kadıköy'e gelemezseniz' dedim. Beni kınayın tamam, onları da kınayın. Ben yüzüne söylüyorum. Onlar maçtan önce baskı altına alıyorlar.
Mecnun Odyakmaz ile konuşuyorduk telefonda. Milli maçta Demirören aleyhine tezahürat vardı. Mecnun Bey'e dedim ki telefonda, Kulüpler Birliği toplantısından sonra Yıldırım Bey'e sahip çıkan bir açıklama yapın dedim. Yanında Demirören de vardı, telefonun sesini açtı, o da duydu. Sonra onlar toplandı, bana sahip çıktılar. Türk futbolunun sorunu bu muydu?
"Hayatımda hakem odasına sadece..."
Ben hayatımda sadece 1 kere hakem odasına girdim, Rizeli yönetici de vardı yanımda. Onda da Ali Aydın vardı, Rizeli yönetici vardı, tebligat yaptılar ikimize de. Bakın Milliyet gazetesi, Demirören'in. (Milliyet'te Muhittin Boşat'ın yönettiği bir maçta Demirören'in hakem odasını bastığı haberini okudu)
"Cüneyt Çakır iyi hakem değil!"
Benim böyle birşey yaptığımı gördünüz mü, ben böyle kalabalık bir salonda ortalıkta söylüyorum. Böyle bir şey var mı, ben ne zaman basarım dedim. Bu 93'te olsaydı ne yapardık! Giderdim hakeme. Gitmeyecek miyim yani. Biz 250 milyon dolar bütçe hazırlıyoruz, bu kulübün başarısı şampiyonluktur. Hakem şampiyonluğu önlüyorsunuz. Şu maç 0-0 bitmiş olsa, Emenike'nin pozisyonu. Bir adamın gözünü bağlayın, sesten şu pozisyona penaltı verir. Çok hata yapıyor hakemler, yapmasınlar. Cüneyt Çakır iyi hakemmiş, iyi hakem değil. İngiltere'de Alex Ferguson'ı delirtti, İspanya'da ortalığı birbirine kattı. Şişirmeyle olmaz bu iş.
Bakın bir daha söylüyorum, Fenerbahçe'nin önü kesilirse, böyle bir niyet varsa, her yeri basarım. Böyle kınama olmaz. Önce diğerlerini kınayacaksın. Kınayan da Demirören olmayacak.
"Önce Ay-Yıldız'ın şerefini kurtar!"
Demirören, ay yıldızın şerefini kurtarsın. Gelenden 3, gidenden 4 yiyorsun. 2002'de Brezilya bizi zor yeniyordu. Böyle bir algı yapıyorlar ki, Milli takımı unutturuyorlar. Milli takım 10 tane de yiyebilir, mesele o değil. Çok seyirci getirdik falan, bunla algı değiştiriyorlar. Siz Kazakistan maçını düşünün. Orada puan kaybederseniz, ne yapacaksınız onu düşünün. Beni kınamayla iş değişmez. Değişecekse sabah akşam kınayın, ne olacak ama değişmez.
Ben Kulüpler Birliği başkanlığı yaptım. Bu Kulüpler Birliği, kulüplere benden önce, benden sonra ne kazandırdı? Benim dönemimde Kulüpler Birliği neler kazandı, diğerlerinde ne kazanabildi? Ben Kulüpler Birliği başkanı olsaydım, böyle şike tezgahı yapabilirler miydi?
Milli Takım hepimizin olgusudur. Değersizleştirilmemelidir. Varsa bir sorumluluk, o sorumluluğu üstümüze almalıyız. Sonuçların iyi olması için tedbirler almalıyız. Bugün TFF'ye yazı gönderiyoruz, cevap verme yönlü. İhale yaptılar, ne kadara gitti, ne kadar sürecek, kim ne alacak? Kimse bilmiyor. Sezondan 1-2 gün önce bir şeyler söylüyorlar. Kime ne veriliyor, hep hikayeler yazılıyor.
Brezilya'ya 3 milyon euro para verilmiş, nereden verilmiş? Stad kiraları acayip, vergiler var. Kulüpler üstünden para kazanıyorsunuz. Şike diyorlar, şikeden sonra stadyumlar inadına full doluydu. Şimdi niye boş. Bazı çalışmalar yapılması lazım. Hiçbir şey yapmıyorlar tribünlerle, stadyumlarla ilgili.
"Geçmişin kötü bir huyu var"
Göksel Gümüşdağ ve Yıldırım Demirören'e şimdi bir soru soruyorum. Serdar Adalı Bey'i attılar aslanların önüne. O da iyi dayanıyor. Bir olay olduğu zaman başkanın bilgisi olmadan bir iş olmaz. Ben ne diyorum, biz yapmadık. Ben ilk gün söyledim, ölene kadar da söyleyeceğim. İsteyene istediği yerde söylerim. Başkaları bir şeyler söylüyor, 'Vazgeçmeyeceğiz' diyor. Sen kimsin lan, sen kimsin.
Bakın kitabı açıyorum, geçmişin kötü bir huyu var. Alman bahis şirketi, Beşiktaş-Galatasaray maçını tahtadan çıkardılar. Bahis yetkilileri, bahis oynayanların tamamının Galatasaray galibiyetine bahis oynamaları nedeniyle, bu maçı listeden çıkardılar. Mesela, bir kulüp başkanı masasında diğer kulüp başkanlarına "Bu yıl Beşiktaş şampiyon olmalı" demiş.
İki kulüp başkanı oturmuşlar, biri oturmuş "Sen lig şampiyonu ol, ben de kupa şampiyonu olayım" falan demiş.
Serdar Adalı Bey'e şike operasyonunda bu iş yıkıldı. İnşallah beraat edecek. O da bizim gibi, temiz olduğuna inanıyorum. Onun arkadaşları ve dostları onu yalnız bıraktılar. Beşiktaş, İBB maçından dolayı bu işin içinde. Beşiktaş-İBB maçında Beşiktaş yendi ve kupa şampiyonu oldu. Bu kupayı o zamanki başkanı ne yaptı? Bilmiyorum, soruyorum, ne yaptı? Bu kupa nerede, bu kupa kime iade edilecek? O zamanki başkanlarına soruyorum, şike yaptılar mı? Bir de ikide bir yazan Beşiktaşlı gazeteci var. Hiç Beşiktaş yazmazlar, sürekli ben, sürekli Fenerbahçe. Eve götürdüğünüz para haram.
Bir oyuncu hata yapıyor, bütün basın ona yükleniyor, iş bitiyor. Basın yanlış yapanı söylesin. Fatih Hocam, bak şu konuda hata yaptın, şu oyuncuları aldın, şunları almadın hata yaptın. 1 milyon üye konusunda ne olacağını Ercan Güven yazdı sadece Milliyet'te. Bunun ne olacağını bir tek o yazdı. Türk sporunda nasıl devrim olacağını o yazdı. Bunun başka yerlerde de yer almasını istedim. Hep dedikodu. Bak hepimiz bir gemideyiz diyorsunuz ya, biz evimize gideriz. Ama siz batarsınız. Sizin işiniz bu. Varsa bir şey yazın, rating olacak diye böyle şeyler yapmayın.
"Ya bırak, sen kimsin!"
Bir tane eski oyuncu diyor ki, antrenmanla ilgili oyuncular gelip bana şikayette bulunmuşlar. Bana böyle şeyler söylenmedi, ben öğrendim. Hocaya dedim ki, böyle şeyler geliyor bana. Basın toplantısında söyledim. Adam Fenerbahçe antrenmanına gelmemiş, kim sakat, kim ne yapmış bilmiyor, Fenerbahçe şöyle yapmalı diye laf söylüyor, adam sakat. Ya bırak, sen kimsin ya sen kimsin! Siz yön veriyorsunuz ya, taraftar gibi konuşuyor, olmaz!
Bir kişi de diyor ki, ben de bekliyorum ki kız basket maçından önce bakıyorum, 'Güiza'yı aldılar diyor, Güiza'yı alan adamın başkanlığı bırakması' lazım. Sen kimsin? Devam ediyor falan. Güiza'yı alırken, Aragones bunu şart koştu. O paraları nasıl verdik biliyor musunuz? Zannediyorsunuz ki, paralar kasada hop duruyor, biz de veriyor. Ya hoca şart koştu, hangi hoca, İspanya'yı Avrupa şampiyonu yapmış hoca istedi.




