Genç MÜSİAD Trabzon Şubesi Basın Halkla İlişkiler Biriminden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Nuri Sungur Malezya Büyükelçisi Başak Türkoğlu’nu ziyaret etti. TÜRGEV’in İngilizce Dil Eğitimi projesi kapsamında Malezya'da bulunan Sungur Kuala Lumpur’da bulunan Türk Büyükelçiliğine giderek Türkoğlu ile görüş alışverişinde bulundu.
Genç MÜSİAD Trabzon Şubesi Basın Halkla İlişkiler Biriminden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Nuri Sungur Malezya Büyükelçisi Başak Türkoğlu’nu ziyaret etti.
TÜRGEV’in İngilizce Dil Eğitimi projesi kapsamında Malezya'da bulunan Sungur Kuala Lumpur’da bulunan Türk Büyükelçiliğine giderek Türkoğlu ile görüş alışverişinde bulundu.
.jpg)
Türkoğlu: Malezya sağlam ekonomik altyapıya sahip bir ülkedir
Malezya’nın öneminin gittikçe arttığını gözlemlediğini ifade eden Sungur Malezya ile ticaretin nasıl geliştirilerek Türkiye’nin ihracatının nasıl arttırılabileceği konusunda Türkoğlu’ndan önemli bilgiler aldıklarını söyledi. Sungur, Başak Türkoğlu’na yaptığı bilgilendirmeden dolayı teşekkür etti. Yapılan görüşmede Büyükelçi Türkoğlu "Malezya'nın sağlam ekonomik altyapıya sahip bir ülke olduğunun altını çizerek sizin aracılığınız ile Malezya’ya MÜSİAD üyelerini davet ediyorum. Asya 4. Sanayi devrimine geçişi yaşıyor, geleceğin ekonomisi Asya’da olacaktır. En kısa zamanda MÜSİAD Trabzon'dan bir heyet bekliyoruz.”dedi.
Malezya’ya gelmeden önce zamanlıca Büyükelçiliğe bilgi verilmesi halinde iş adamlarının yapacakları bütün görüşmeleri ayarlayabileceklerini ifade eden Türkoğlu şunları söyledi: "Buradaki tempoyu koşuşturmayı görüyorsunuz. Büyükelçiliğimize bir e-posta mesajı gönderip biz 1-2 ay sonra işte şu tarihte geliyoruz Büyükelçim. Bize olabildiğince randevu ayarlayın desinler, biz onlara gerekli randevuları ayarlarız.
Malezya’da etnik ve kültürel olarak çeşitlilik var
Olabildiğince fazla sayıda ve farklı muhatapla randevu ayarlamaya çalışırız. Malezya’da etnik ve kültürel olarak çeşitlilik var. Ne kadar çok muhatapla görüşme sağlanırsa o kadar iyi olur. Çünkü hepsinin zevki, tüketim alışkanlığı, alım gücü farklı. İş adamları hepsi ile gelir görüşürler. Hangi kesime ürünlerini satabiliyorlarsa gerekli bağlantıları kurararlar.”
.jpg)
Bu noktada distribütör seçimi çok önemli
İş adamlarının kendi gözüyle ürünlerin piyasaya sunulduğu yerleri görmeleri, marketleri ve mağazaları incelemeleri gerektiğini vurgulayan Türkoğlu “yerel şartları öğrenerek doğru distribütörü bulmak gerekiyor. Örneğin burada iş yapan vatandaşlarımızdan bazıları distiribütörünün yanlış yönlendirmesi nedeniyle daha fazla kar sağlayabileceği marketlere giremiyor. Bunu farketse bile, distribütörle yaptığı anlaşma nedeniyle başka süpermarket zinciri ile temasa geçemiyor. Ya da duygusal yaklaşarak, daha fazla iş bağlantısı getirecek yeni bir distribütorle çalışmak yerine, alıştığı kişiyle devam etmeyi tercih ediyor. Oysa bizim, hem ihracat rakamımızı hem kar marjımızı arttırmamız lazım. Yanlış distribütör seçtiği için tamamen zarar edenler ve pazardan çıkanlar da var. Bunun için distribütör seçimi çok önemli. İşadamlarımız önlerine ilk çıkan kişilere yakınlık duyup onları tercih etmemeli. Malezya halkı genelde çok sıcak, güler yüzlü ve çok dostane. Ama ticaret başka bir şey! Ürünü, en geniş şekilde ve iyi karla piyasaya sunacak bir distribütör seçmek gerekiyor.”şeklinde konuştu.
Malezya ile ticaret yapmak isteyen iş adamlarına önerilerde bulunan Türkoğlu “Buraya örneğin portakal satacaksak, portakalın bile mutlaka bir ileri teknoloji üretiminden geçmiş olması beklentisi var. Malezya "yaratıcılık, inovasyon ve bir de bağlantısallık yani kendini başka pazarlara da bağlayacak şekilde yatırımlar istiyor. Öyle mal almak istiyor. Yani diyor ki içinde mutlaka bir ileri teknoloji yahut o değilse yeşil teknoloji olsun. Asya 4. Sanayi devrime geçişe hazırlanıyor. Geleceğin ekonomisi Asya’da. Bu bilince ulaşmış bir pazarda, tüketici artık en ucuza yönelmiyor. Rakibiniz çıkıyor diyor ki ben portakalımı üretirken güneş enerjisi, organik tarım, falanca sulama teknolojisi vs... kullandım. Tüketici de sadece fiyatı değil üretim sürecini de kıyaslıyor. İçinde teknoloji, yeşil enerji veya ileriye dönük bir şey gördüğü zaman gidiyor onu tercih ediyor. Ya da buranın iklim koşullarını dikkate alan örneğin paketlemesi rutubete karşı daha dayanaklı ürünü tercih ediyor. Pazarı anlamak işte budur. Ürününüzü nasıl pazarladığınız, fiyatı ve kalitesi kadar önemli. Sadece ürünü değil aynı zamanda bir hikâyeyi satıyorsunuz. Ürünün pazara girmiş olsa dahi, devamını getirebilmesi, tutunabilmesi, rekabetle başedebilmesi için markalaşmak için çalışması yani kalitesini kanıtlaması gerekir” ifadelerini kullandı.




