Podcastlerin dinleyiciye kendi yayın akışını oluşturma olanağı sunduğunu belirten İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Duygu Temel Kayar, radyo ve podcast arasındaki ilişkinin rekabet üzerinden açıklanamayacağını söyledi. Uzmanlara göre podcast, radyonun yerine geçmekten çok sesli yayıncılığın alanını genişletiyor.
Podcastlerin dinleyiciye kendi yayın akışını oluşturma olanağı sunduğunu belirten İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Duygu Temel Kayar, radyo ve podcast arasındaki ilişkinin rekabet üzerinden açıklanamayacağını söyledi. Uzmanlara göre podcast, radyonun yerine geçmekten çok sesli yayıncılığın alanını genişletiyor.
İSTANBUL (İGFA) - Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Duygu Temel Kayar, podcastlerin dinleyici alışkanlıklarına etkisi, radyo yayıncılığıyla ilişkisi ve sesli yayıncılığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kayar, radyo ile podcast arasındaki ilişkinin yalnızca rekabet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, iki mecranın hem birbirini tamamladığını hem de bazı alanlarda dinleyici için yarıştığını söyledi. Radyo yayınlarının canlı akış ve anlık içerik açısından öne çıktığını, podcastlerin ise dinleyiciye içerikleri istediği zaman ve istediği yerde tüketme imkânı sunduğunu ifade etti.
“PODCAST, NİŞ KONULAR İÇİN YENİ BİR ALAN AÇIYOR”
Podcastlerin özellikle genç ve dijital içerik tüketimine alışkın dinleyicilere daha kolay ulaştığını dile getiren Kayar, geleneksel radyoda yer bulamayan niş konuların podcastlerde daha görünür hale geldiğini vurguladı.
Dinleyicinin artık kendi yayın akışını oluşturabildiğini belirten Kayar, yürürken, işe giderken, ev işi yaparken ya da spor sırasında podcast dinlenebilmesinin bu mecrayı gündelik hayatın doğal bir parçası haline getirdiğini söyledi.

“YAYINCIYA DAHA FAZLA YARATICI ÖZGÜRLÜK SAĞLIYOR”
Podcast yayıncılığının radyo programcıları için yeni imkânlar sunduğunu belirten Kayar, yayın süresi, konu seçimi ve anlatım biçimi açısından podcastin daha esnek bir alan olduğunu ifade etti. Kayar, podcasti geleneksel radyoya bir tehditten çok, sesli yayıncılığın olanaklarını genişleten bir mecra olarak değerlendirdi.
SAMİMİYET VE KİŞİSEL BAĞ ÖNE ÇIKIYOR
Podcastlerin en güçlü yönlerinden birinin samimiyet olduğunu belirten Kayar, dinleyiciyle daha doğal, sohbet havasında ve kişisel bir bağ kurulduğunu söyledi. Düzenli dinlemenin zamanla güven ve yakınlık hissi oluşturduğunu, kulaklıkla dinlenmenin de bu etkiyi artırdığını kaydetti.
“RADYONUN YERİ DEĞİŞECEK, TAMAMEN ORTADAN KALKMAYACAK”
Sesli yayıncılığın geleceğine ilişkin değerlendirmesinde podcastlerin de dönüşüm geçirdiğini ifade eden Kayar, sesli içerik alanında radyonun artık tek belirleyici mecra olmadığını vurguladı. Podcastlerin video ile desteklenmeye başladığını ve sosyal medya üzerinden daha geniş kitlelere ulaştığını söyleyen Kayar, gelecekte radyonun ortadan kalkmasından ziyade sesli yayıncılık içindeki yerinin ve işlevinin değişeceğini ifade etti.




