Türk iş insanı Hasan Uzun’un İtalya’da yaklaşık 2,5 yıldır devam eden hukuki süreci, avukatı Kamil Keskin’in yaptığı çarpıcı basın açıklamasıyla yeniden gündeme geldi. Papa Francesco’ya yönelik suikast planı iddiası, terör örgütü üyeliği ve silah bulundurma suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Uzun hakkında konuşan Keskin, yargılama sürecinde ciddi usulsüzlükler yaşandığını, müvekkilinin siyasi ve bürokratik hesapların kurbanı yapılmış olabileceğini ileri sürdü.
Türk iş insanı Hasan Uzun'un İtalya'da yaklaşık 2,5 yıldır devam eden hukuki süreci, avukatı Kamil Keskin'in yaptığı çarpıcı basın açıklamasıyla yeniden gündeme geldi. Papa Francesco'ya yönelik suikast planı iddiası, terör örgütü üyeliği ve silah bulundurma suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Uzun hakkında konuşan Keskin, yargılama sürecinde ciddi usulsüzlükler yaşandığını, müvekkilinin siyasi ve bürokratik hesapların kurbanı yapılmış olabileceğini ileri sürdü.
MESUT IŞIK
İTALYA (İGFA) - Avukat Kamil Keskin, daha önce kamuoyuyla paylaştıkları açıklamaların bazı ulusal ve uluslararası haber platformlarından kaldırıldığını belirterek, yaşanan gelişmelerin kamuoyunun bilgisine sunulması gerektiğini ifade etti.
“HABERLERİN KALDIRILMASI CİDDİ SORU İŞARETLERİ DOĞURUYOR”
Basın açıklamasında müvekkilinin Hollanda ve İtalya'da hukuka aykırı uygulamalara maruz kaldığını savunan Keskin, haberlerin yayımlanmasının ardından Avrupa basınında yer alan bazı haberlerin ve İtalyan savcısının sosyal medyada paylaşılan açıklamasının kaldırıldığını iddia etti.
Keskin, yaşananları şu sözlerle değerlendirdi:
“Ortaya koyduğumuz iddialar ve yaşanan hukuksuzluklar kamuoyuna yansıdıktan sonra haberlerin kaldırılması dikkat çekicidir. Müvekkilime yönelik yargılama sürecinde yaşananların bütün yönleriyle araştırılması gerekiyor. Bu gelişmeler, sürecin şeffaflığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.”

DOSYADA CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A AİT FOTOĞRAFLARIN NE İŞİ VAR?
Keskin'in açıklamasındaki en dikkat çekici iddialardan biri de Hasan Uzun'un soruşturma dosyasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ait iki fotoğrafın bulunduğu yönündeki açıklaması oldu.
Müvekkilinin sorgulanması sırasında önüne ilk olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ait fotoğrafların konulduğunu belirten Keskin, bu fotoğrafların soruşturma dosyasında hangi amaçla bulunduğunun açıklanmasını istedi.
Konunun daha önce Türkiye'nin ilgili diplomatik temsilciliklerine ve Dışişleri Bakanlığına bildirildiğini ifade eden Keskin, kendilerine verilen yanıtın meselenin İtalyan iç hukukunu ilgilendirdiği yönünde olduğunu belirtti.
Keskin, söz konusu fotoğrafların dosyada bulunma gerekçesinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.

PAPA'YA SUİKAST İDDİASINDA TARİHLER DİKKAT ÇEKİYOR
Hasan Uzun hakkındaki en ağır suçlamalardan biri, dönemin Papa'sı Francesco'ya yönelik suikast planı iddiasıydı.
Avukat Keskin, bu suçlamanın tarihsel açıdan ciddi çelişkiler barındırdığını ileri sürdü.
Açıklamaya göre Hasan Uzun, 6 Temmuz 2024 tarihinde İtalya'nın Trieste Tren İstasyonu'ndan aktarma yaparak ayrıldı. Papa Francesco ise 7 Temmuz 2024 tarihinde aynı istasyona gitti. Interpol raporlarında ise suikast ihbarının 16 Temmuz 2024 tarihinde alındığı belirtiliyor.
Keskin, müvekkilinin olaydan günler önce istasyondan ayrıldığını ve sonrasında İtalya'ya gitmediğini belirterek, daha sonraki tarihte alınan bir ihbar nedeniyle müvekkilinin nasıl suçlandığının açıklanması gerektiğini savundu.
Ayrıca avukat, Trieste Emniyet Müdürlüğünün basına yansıyan açıklamalarında Papa'ya yönelik herhangi bir suikast planına ilişkin kanıt bulunmadığının ve Hasan Uzun'un terörizmle bağlantısının tespit edilmediğinin ifade edildiğini ileri sürdü.
Nitekim İtalya'daki yargılama sonucunda Uzun hakkında Papa'ya yönelik suikast planı ve terör örgütü üyeliği suçlamalarından mahkûmiyet kararı verilmediğini, cezanın silah ve mühimmat bulundurma suçlaması üzerinden kurulduğunu belirtti.
VALİZDE BULUNDUĞU İDDİA EDİLEN SİLAHIN GİZEMİ
Dosyanın en tartışmalı başlıklarından biri de Hasan Uzun'a ait olduğu belirtilen valizde bulunduğu iddia edilen silah.
Keskin'in aktardığına göre Hasan Uzun, Trieste Tren İstasyonu içerisindeki Bricco Cafe isimli işletmeye girerek valizini bırakmış, telefon hattı almak amacıyla yakınlardaki başka bir işletmeye gitmişti. Geri döndüğünde polisleri valizinin yanında gören Uzun, dil bilmemesi ve evraklarıyla ilgili sorun yaşayabileceği endişesiyle bölgeden uzaklaştı.
Daha sonra valizinde silah bulunduğu iddiasıyla hakkında işlem başlatıldı.
Ancak avukat Keskin, mahkeme dosyasında bulunan kamera görüntülerinin ve tanık ifadelerinin yeterince değerlendirilmediğini savundu.
Keskin, valizin bulunduğu işletmenin alışılmışın dışında saat 16.00'da erken kapatılmasının, iki kişinin valizi karıştırdığı iddia edilen görüntülerin ve polislerin valizi kamera açısının dışına çıkardığına ilişkin kayıtların araştırılması gerektiğini söyledi.
“SİLAHTA MÜVEKKİLİMİN PARMAK İZİ VE DNA'SI YOK”
Avukat Keskin, silah üzerinde müvekkiline ait parmak izi veya DNA bulgusunun bulunmadığını, silahın ilk inceleme yapılmadan polisler tarafından çıplak elle tutulduğunu iddia etti.
Mahkeme tutanaklarında yer alan tanık Castellı'nın ifadelerine de dikkat çeken Keskin, silah üzerinde bazı işlemler yapıldığının söylendiğini ancak alınmış olabilecek sürüntü örneklerinin analiz edilmediğinin ifade edildiğini belirtti.
Keskin, silahın kim tarafından valize konulduğunun ortaya çıkarılması için kamera kayıtlarının eksiksiz incelenmesi ve adli incelemelerin yapılması gerektiğini vurguladı.
“ÜÇ FARKLI İHTİMAL ÜZERİNDE DURUYORUZ”
Basın açıklamasında sürecin neden bu noktaya geldiğine ilişkin üç farklı ihtimal üzerinde durduklarını belirten Keskin, ilk ihtimalin soruşturmanın ciddi eksikliklerle yürütülmüş olması olduğunu söyledi.
İkinci ihtimalin, müvekkilinin beraat etmesi durumunda ortaya çıkabilecek itibar kaybı ve tazminat süreçlerinden kaçınılması olabileceğini ifade etti.
Üçüncü ve en dikkat çekici ihtimalin ise müvekkilinin Vatikan veya İtalya iç siyasetindeki bazı hesaplaşmaların içerisinde hedef seçilmiş olabileceği yönündeki şüpheler olduğunu dile getirdi.
Keskin, Trieste Valisinin görev yerinin değiştirilmesi, bazı bürokratların ve bir bakanın yargılama sürecine müdahale ettiği yönündeki iddiaların da araştırılması gerektiğini savundu.
İKİ PASAPORT, KIRMIZI BÜLTEN VE HOLLANDA SÜRECİ
Hasan Uzun'un Hollanda'da yaşadığı dönemde şirket kurduğunu, araç ve kredi kartı edindiğini, ikamet kaydı yaptırdığını ve günlük yaşamını sürdürdüğünü belirten Keskin, müvekkilinin kırmızı bültenle arandığından haberdar olmadığını ileri sürdü.
İtalya makamlarının iki pasaport konusunu şüpheli bulduğunu ancak İsviçre polisinin yaptığı incelemede iki pasaportun da gerçek olduğunun bildirildiğini ifade eden Keskin, bu hususun da dosyada yeterince değerlendirilmediğini söyledi.
Uzun'un farklı aşamalarda farklı terör örgütleriyle ilişkilendirilerek suçlandığını belirten Keskin, nihai mahkeme kararında ise herhangi bir terör örgütü üyeliğinden mahkûmiyet kurulmadığına dikkat çekti.
GÖZLER 24 KASIM 2026 TARİHİNDEKİ İSTİNAF DURUŞMASINDA
Yaklaşık 2,5 yıldır devam eden süreçte Hasan Uzun'un birden fazla avukat değiştirmek zorunda kaldığını, savunma hakkının yeterince kullanılamadığını ve ev hapsi sürecinde ağır koşullarla karşı karşıya kaldığını da ileri süren Keskin, verilen mahkûmiyet kararına itiraz ettiklerini açıkladı.
Dosyanın kaderini etkileyecek önemli duruşmanın 24 Kasım 2026 tarihinde İstinaf Mahkemesinde görüleceğini belirten Keskin, İtalyan yargısının bu aşamada iddiaları bütün yönleriyle değerlendirmesini beklediklerini ifade etti.
VATİKAN'A VE YENİ PAPA'YA ÇAĞRI
Avukat Kamil Keskin, açıklamasının sonunda Vatikan yetkililerine ve yeni Papa'ya da çağrıda bulundu. Papa makamının siyasi hesaplaşmalara alet edilmemesi gerektiğini belirten Keskin, dini makamların adaletin sağlanması konusunda duyarlı davranmasını istedi.
Keskin açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Müvekkilimin özgürlüğü elinden alınmıştır. İddiaların, delillerin ve yaşanan bütün sürecin bağımsız, tarafsız ve adil bir şekilde yeniden değerlendirilmesini istiyoruz. Hiç kimsenin siyasi veya bürokratik hesapların kurbanı olmaması gerekir. Müvekkilimin mağduriyetinin giderilmesini ve özgürlüğüne kavuşmasını bekliyoruz.”
Şimdi gözler 24 Kasım'da görülecek istinaf duruşmasında. Hasan Uzun hakkındaki iddialar, deliller ve yargılama sürecine ilişkin tartışmaların nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor.




